Home Dijital Gazete Türkiye: Enflasyon faizlerin çok önünde

Türkiye: Enflasyon faizlerin çok önünde

by tarimendeksi

Ocak ayında Türkiye’de enflasyon artışının hız kazanmasını, yüksek bir dönemsel gerçekleşme olmasını bekliyoruz. Kurlarda her ne kadar Aralık sonundan itibaren daha düşük bir seyir izlense de, küresel anlamda tekrar yükselen emtia fiyatları, üretici maliyetleri üzerinde artan baskı, yönetilen/yönlendirilen fiyatlar olgusu ile kamu hizmetlerine, özellikle enerji tarafına, yapılan zamlar enflasyonun artışına neden olacaktır. Ocak ayında %8,7 dönemsel gerçekleşmeyle yıllık bazda %45,5 seviyesine yükselmesini beklediğimiz enflasyon Türk varlıklarının enflasyondan arındırılmış getirisini negatif bölgede daha da derinleştirmeye devam edeceğinden, birikimlerin enflasyondan korunması isteğiyle döviz talebini aktif tutması ve kurlardaki baskıyı enflasyonist noktada beslemeye devam etmesi riski olacaktır.

 

Aralık ayında enflasyon %36,1 seviyesine yükseldi ve 2002’den bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Dönemsel enflasyon %13,6 olarak gerçekleşirken, bunda liranın aşırı değer kaybı ve oynaklığının ithal kaynaklı maliyetlere ve bunun yayılım etkisi üzerinden fiyatlarda daha fazla emilmesi etkisinin ön planda olduğunu gördük. Söz konusu eksesif fiyat oynaklığı mal ve hizmet gruplarının tamamına yakınında fiyatlama davranışlarını bozdu ve istikrarsızlık yarattı. ÜFE’de biriken maliyet baskısı ile Aralık ayında %79,9 seviyelerini gördük, üretici kanalında da bu sefer petrol fiyatları, enerji kesintilerinin yaşattığı birim maliyet ve stok maliyeti etkisi ile artan işletme maliyetlerinin etkisi ile daha yüksek seviyeleri göreceğiz. Ocak ayı ile beraber ÜFE’nin de %92,9 seviyesine yükselmesini ve tüketici fiyatları üzerinden ilerleyen dönemde yapışkanlık etkisini göstermesini bekliyoruz.

 

sg2022020224230

Manşet enflasyon, TCMB politika faizi ve enflasyon hedefi karşılaştırması.. (Kaynak: Bloomberg, TCMB, TÜİK)

 

Ocak ayı konsepti ile beraber zayıflayan liranın, her ne kadar kurda Aralık sonundan itibaren daha düşük seviyeler görsek bile, tüketici fiyatlarına yedirilmesi etkisini görmeye devam ederiz. Bunda özellikle yüksek kurdan elde edilen stokların eritilmesi aşamasını geçmemiz gerekiyor. Bunun yanında, stok yenileme maliyetinin boyutu da artık üretici ve perakendeci noktasında hesap ediliyor. Bu nedenle kur düşüşleri, fiyatlara yansıma noktasından çok uzak. Bunun yanında, Aralık ayında düşen petrol fiyatlarının ocak ayında jeopolitik risklerle beraber tekrar yükselmesi, enerji tüketiminde gösterge fiyatlar tarafında güncelleme olgusunu ön planda tutuyor. Bu kapsamda, enerji zamlarının devamı da beklenebilir. Kur ve petrol/gaz fiyatları etkisini gözetmek lazım. Asgari ücrette %50’lik bir artış ve hizmet maliyetlerinde keskin bir artış, fiyat baskısını daha da artıracaktır. İşletmeler artan sabit maliyetlerini satılan mal ve hizmet fiyatlarına yansıtma durumunda, dolayısıyla ilerleyen aylarda ÜFE-TÜFE arası geçişkenlik olgusu üzerinden kur dışı faktörlerin de enflasyon üzerinde etkin olduğunu göreceğiz.

 

Merkez bankası, enflasyonun 2022’yi %23,2’de bitireceğini, yılın ilk yarısında ise %50 bandına ulaşacağını tahmin ediyor. Biz ise Merkez Bankası’nın tahmin patikasına ilişkin riskleri yukarı yönlü değerlendiriyoruz. Bu yılsonu enflasyon beklentimiz mevcut faktörlere göre %36,7’dir. Yıl içinde ise dalgalı bir seyir beklemekle beraber, özellikle yaz aylarına doğru olan periyotta enflasyonda yukarı yönlü trendin ağırlıkta olmasını bekleriz. Bu da yıl içinde %55 üzeri gibi bir bantta enflasyon zirvesinin görülebileceğini, yılın son aylarında ise Kasım-Aralık 2021 yüksek dönemsel gerçekleşmelerinin getirdiği baz etkisini yıllık enflasyonu kısmi olarak aşağı getirebileceğini göstermektedir. Ancak görüldüğü gibi, tahminlerimizde Merkez bankasına göre enflasyon açısından daha çekinceliyiz.

 

Enflasyon beklediğimiz oranda gelirse, Türkiye’nin reel faiz oranı takip edilen gelişen piyasalar arasındaki en düşük oran olarak -31,5% seviyesine gelecek. Politika yapıcıların, yeni ekonomi perspektifi kapsamında ilerlemek istediklerini, Merkez bankasının cari fazla sağlamak ve bunun için faiz oranlarını düşük tutma isteğinde olduğunu ve enflasyonla mücadelenin lira yatırım teşvikini artırmaya yönelik liraizasyon olgusu kapsamındaki finansal ürünlerle sürdürülmek istendiğini değerlendiriyoruz. Bu nedenle Merkez bankasından bu evrede artan enflasyon oranlarına ilişkin bir politika sıkılaştırması tepkisi beklemiyoruz.

Kaynak Tera Yatırım-Enver Erkan
Hibya Haber Ajansı

You may also like

Leave a Comment